Image Alt

Okula Yeni Başlayacak Çocuklarda Uyumsuzluğun Belirtileri

Paylaş

Okul dönemi başladı, sınıflar ilk defa okul ile tanışacak minik minik öğrencilerle doldu. Kimi mutlu; arkadaşlar ile eğlenerek gününü geçiriyor; kimileri ise ebeveynlerinden ayrıldığı için mutsuz, okula gitmek istemiyor. Okula yeni başlayacak çocuklarda uyumsuzluğun belirtileri nelerdir sizler için derledik.

 

Ev ortamı gibi rahat bir yaşam şeklinden kurallarla dolu okul hayatına geçiş onlara çok korkutucu geliyor. Peki, bu durumda ebeveynler ne yapmalı?

 

Uyum sorunu yaşayan çocuklar genellikle okula gitmek istemezler. Özellikle uyumaya yakın saatlerde okula gitmemek için ısrar etmeye başlarlar. Sabah yataktan kalkmakta çok zorlanırlar. Yavaş, ağır bir şekilde ve sorun çıkartarak hazırlanırlar. Okul saati yaklaştıkça bu çocuklarda baş ağrısı, karın ağrısı, mide bulantısı gibi şikâyetler ortaya çıkabilir. Ayrıca ağlama, hırçınlık, bağırma, öfkelenme, hatta kaygı arttıkça ishal, kusma ve alt ıslatma bile görülebilir. Okul saati geçtikten sonra bu belirtiler kaybolur. Anne-babaların ve eğitimcilerin sınır koyma konusunda taviz vermemeleri oldukça önemlidir. Çocuğun ağlayarak, bağırarak istediğini elde etmeyeceğini anlayabilmesi için kararlı bir tutum sergilemek gerekir.

 

Uyum sorununun süresi iki haftayı geçiyorsa ve okula gitmeme isteğinde bir azalma olmuyorsa, ailenin bu durumu ve nedenlerini gözden geçirmesi gerekir. Uyum sorunu yaşayan çocuğa karşı tehdit, yargılama, korkutma, baskı ve şiddet kesinlikle uygulanmamalıdır. Gerekirse bir pedagoga danışılmalıdır.

 

Yaşanabilecek Güçlüklere Karşı Neler Yapılabilir?

 

  • Çocuk ilkokula başlarken anne ve çocuk arasındaki ayrılmaz ilişkiden dolayı evden ayrılmaya yoğun tepkiler gösteren çocuklar vardır. Ebeveynlerin çocuklarına bu durumu yavaş yavaş aşılaması gelecekte daha az problem yaşaması adına hayli önemlidir. Okul öncesi eğitimi çocuğun hayatının en önemli bir parçasıdır. İlkokul öncesi bu eğitimi alması çocukların daha uysal ve sağlıklı bir şekilde bu aşamadan geçme evresine olanak sağlamaktadır. Tabi ki bu süreçte bazı sorunlar yaşamak doğaldır ve bu sorunlar normal karşılanmalıdır. Bu süreç ebeveyn içinde yeni bir başlangıç olacaktır.
  • Ebeveynlerin ve çocukların yeni hayata alışabilmek için uyum sağlaması gerekmektedir. Bu problemlerin zaman içinde çözümler bulanacağına inanmak ve bu durumun normalliğini göz önünde bulundurarak fevri tepkilerden kaçınmak ve sürekli çözümler bulma halinden uzaklaşmak gerekmektedir.
  • Çocuğun bulunduğu kaygı da düşünülerek yaşanılan durumların yumuşatılarak çözümlenmeye olanak sağlanmalıdır.
  • Çocuğun kaygı sebeplerini belirlemek gerekir. Bunun için çocuk can kulağıyla dinlenmeli ve kaygı yaşadığı durumlar ortaya çıkarılmalıdır.
  • Çocuğun rahatlaması sağlanmalı ve çocuk bu durumdan dolayı suçlu hissettirilmemelidir. Çocuk karşı taraf için kendini ifade ettiğini hissetmelidir.
  • Çocukla ebeveyn arasında zıt giden ifadeler olmamalıdır.
  • Okulun eğlenceli muhteşem ve öğretici bir yer olduğu ona hissettirilmelidir.
  • Okula başlamadan önce çocuğun yaşadığı herhangi bir olaylardan dolayı üzülmesi ve bundan dolayı stres yaşaması okula olan uyumunu etkiler. (Evdeki tartışmalar, çeşitli huzursuzluklar vs.) Bu dönemde bu durumlardan kaçınmak çocuk için sağlıklı olacaktır.
  • Okul ve aile bir dayanışma içinde olmalıdır. Sorunların çözümü için nesnel düşünülmeli, ebeveyn olmanın getirdiği hassasiyetin etkili olmasına izin verilmemelidir.
  • Çocuğun okul konusunda bilgi sahibi olması gerekir ama verilen bilgilerin çocuğun endişeleneceği alanlarda olmamasına dikkat edilmelidir.
  • Evinden ayrılan bir çocuk için kaygı duyacağı konular ve düşünceler neler olabilir göz önünde bulundurulmalı.

 

Örneğin; “Burası nasıl bir yer? Acaba kaybolur muyum?, Evim okula uzak mı?, Acaba ailem beni almaya gelecek mi?, Servis beni evime götürebilir mi?, Başaramadığım bir şey olursa benimle dalga geçerler mi?, Yaramazlık yaparsam bana ne yaparlar?, Tuvaletimi nereye yapmalıyım?, Karnım acıkınca ne yiyeceğim?, Doymazsam bana gene yemek verirler mi?” gibi.

 

Çocuklar bu sorular için yanıt bulma arayışına geçerler. Çocuğunuzun bundan sonra ki okul hayatında daha önceden yaşadığı bütün olumsuzlukların giderilmesi için ebeveynlerin sorumluluk alması ve bu aşamada çocuk için sağlıklı ve doğal yöntemlerle problemleri çözmeleri gerekmektedir. Okul başarısını etkileyecek pek çok değişkenden söz etmek mümkündür. Başarılı olmak için saatlerce ya da fazla çalışmak değil bilinçli ve etkili çalışmak gerekir. Başarı kavramı tek bir kavram değildir. Fizyolojik, psikolojik duygusal ve toplumsal pek çok durum ve imkânlar başarı kavramının içinde yer alır ve başarıyı etkiler. Başarı herkes için kendi doğrultusunda değerlendirilmelidir.

  • Benlik algısı başarı üzerinde çok önemlidir. Kişi eğer kendini ben bu aşamayı geçemeyeceğim bunu başaramayacağım diyorsa koşullar ne olursa olsun başarıyı sağlamak zordur.
  • Sorumluluk sahibi olmak, gelecek hedefleri olan bir kişi için son derece önemlidir, çünkü kişi ne istediğini bilir ve buna ulaşmak için kendini bu doğrultuda hazırlar.
  • Motivasyon, kendine olan güvenin çevreden olumlu destek alması, başarının belirleyicisi olan diğer faktörlerden biridir. Başarı çıtasını yükseklerde belirlemek motivasyon kaybına sebep olur ve o çıta asla ulaşılamaz bir hedef olarak görülür.

 

Okula Gitmekte Zorluk Çekiyorsa;

 

  • Bazı öğrenciler için okula başlama  herhangi bir sorun teşkil etmezken, bazı öğrenciler için ise birtakım sorunların yaşanmasına neden olabilir. Özellikle anaokulu ve ilkokula yeni başlayan çocuklarda ebeveynden ayrılamama, sınıfa girmeme, okulu kabullenmeme gibi sorunlara sıklıkla rastlanır. Çocuk anne, babadan ayrılmak istemez.

 

  • Bu durum özellikle fazla korumacı davranan ebeveyn tarafından bağımlı yetiştirilen çocuklarda görülür. Annenin çocuğu fazlasıyla koruyup kollaması sonucu çocuk anneden farklı bir ortamda kendisini savunmasız, korunmasız hisseder ve hiç yalnız kalmak istemez.

 

  • Çocuk belli alanlarda kendisini eksik hissediyorsa, örneğin zor öğreniyorsa, sosyal fobisi varsa, kendisine güveni az ise, hiperaktif ise veya depresyondaysa da uyum sorunu yaşayabilir. Aile içi iletişim sorunları da okula gitmeme isteğine sebep olabilir.

 

  • Uyum sorunu yaşayan çocuğa karşı yargılama, korkutma, tehtid, baskı ve şiddet gibi davranışlar asla uygulanmamalıdır. Aksi takdirde uyum sorunu okul fobisine dönüşür ve çocuk okula gitmek istemez. Okula gitmeme isteğinin hangi durum ve duygunun neden olduğunu bulup bu sorunun çözülmesi için çalışılmalıdır.

 

  • Çocuk ailesini zaman zaman okulda görmekten hoşlanır; ilk günleri onunla paylaşmak, etrafına karşı yabancılık veya çekimserlik kaygısı olacağı için sizin desteğinizi görmek ona iyi gelecektir. Ancak ilgisizlik kadar fazla ilgi de sakıncalıdır. Gerektiği zamanlarda destek verilmeli fakat çoğu zamanda çocuğun kendi sorumluluğunu almasını sağlanmalıdır.

Notice: Undefined variable: post in /home/okulbulur/public_html/wp-content/themes/urbango/framework/modules/blog/templates/parts/single/related-posts.php on line 7

Notice: Trying to get property of non-object in /home/okulbulur/public_html/wp-content/themes/urbango/framework/modules/blog/templates/parts/single/related-posts.php on line 7

Write a Comment

Kayıt

Bir hesap var?